Cumartesi , 4 Temmuz 2026

7587 Sayılı Kanunla Türk Vergi Mevzuatında Yapılan Yeni Düzenlemelerin Hukuki Ve Mali Analizi

Ahmet GÜZEL
WRS İmperium, Yönetici, Sorumlu Ortak

ÖZET

24/6/2026 tarihinde kabul edilen 7587 Sayılı ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’, vergi hukuku ve uygulamalarında köklü ve operasyonel değişiklikler meydana getirmiştir. Bu çalışma, söz konusu kanun ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu üzerinde yapılan değişiklikleri akademik ve analitik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Çalışma kapsamında taksi mali cihazı uygulamaları, ticari plaka devirlerinde istisna rejimi, elektronik tebligat zorunluluğunun sınırlandırılması ve cezai yaptırımlardaki artışlar madde başlıkları altında değerlendirilmiştir.

I.GİRİŞ

Ekonomik dinamiklerin ve teknolojik gelişmelerin mali hukuk normlarına entegrasyonu, vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadelede kritik bir rol oynamaktadır. 7587 Sayılı Kanun ile özellikle ulaştırma sektöründeki mükelleflerin vergi yüklerinin hafifletilmesi hedeflenmiştir.

II.TAKSI İŞLETMECİLİĞİNDE HASILAT ESASLI KAZANÇ TESPİTİ ve YENİ ŞARTLAR

7587 Sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu düzenleme, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflere yönelik hasılat esaslı kazanç tespiti usulünü yeniden şekillendirmektedir.

İlgili madde uyarınca, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan, bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazı ile tespit ve belgelendirenler, talep etmeleri hâlinde hasılat esaslı kazanç usulüne göre vergilendirilecektir. Kanun koyucu, bu imkandan yararlanma süresini talep tarihini takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl ile sınırlandırmıştır.

Mali açıdan bakıldığında bu düzenleme, nakit döngüsünün yoğun olduğu taksi işletmeciliğinde otomasyon ve şeffaflığı teşvik ederken, vergi matrahının K = H x r (burada H hasılatı, r ise Cumhurbaşkanınca belirlenen sabit oranı temsil eder) formülüyle daha öngörülebilir bir şekilde tespit edilmesine olanak tanımaktadır.

III. TİCARİ PLAKA ELDEN ÇIKARMA KAZANÇLARINDA GELİR VERGİSİ İSTİSNASI

Kanunun 6 ncı maddesi ile 193 sayılı Kanuna eklenen Geçici 94 üncü madde, ulaştırma sektöründeki gerçek usulde vergilendirilen mükellefler için tam bir muafiyet alanı oluşturmuştur. Düzenlemeye göre, ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Bu istisna, plaka değer artış kazançlarının vergilendirilmesinde geçmiş dönemlerden gelen hukuki ve mali ihtilafları sonlandırmayı amaçlamaktadır. Kaydi değerler ile piyasa değerleri arasındaki yüksek enflasyonist farktan kaynaklanan fiktif karların vergilendirilmesinin önüne geçilmiştir.

IV.ELEKTRONİK TEBLIGAT (E-TEBLİGAT) SISTEMINDE ZORUNLULUKLAR ve AYRILMA USULLERİ

7587 Sayılı Kanunun 9 uncu maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesini köklü bir şekilde revize etmiştir. Yeni düzenleme, e-tebligat sisteminin sınırlarını, muafiyetlerini ve sistemden çıkış prosedürlerini net bir kronolojiye oturtmuştur.

Buna göre elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan mükellefler şu şekilde tasnif edilmiştir:

  1. Kurumlar vergisi mükellefleri,

  2. Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,

  3. Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler,

  4. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.

Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin bu sisteme dahil olma zorunluluğu kaldırılmıştır.

Sistemden çıkış usullerinde ise mükellefiyet türüne göre kademeli bir takvim öngörülmüştür. Gerçek kişi mükellefler, mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde sistemden çıkarılabileceklerdir. Ayrıca 65 yaşını doldurmuş kişiler ile isteğe bağlı dahil olanlar, zorunlu haller bulunmadığı müddetçe talep tarihi itibarıyla sistemden ayrılabileceklerdir. Tebliğin hukuki tekemmülü ise verinin muhataba iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda gerçekleşmiş sayılacaktır.

V. 257 VERGI USUL KANUNU MÜKERRER 257.MADDE KAPSAMINDAKI CEZAİ DEĞIŞİKLİKLER

Kanunun 10 uncu maddesi ile Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan idari yaptırım yetkisinin sınırları genişletilmiştir. Maddede yer alan ‘iki katına’ ibaresi ‘beş katına’ şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklik, Hazine ve Maliye Bakanlığınca getirilen bilgi verme, bildirimde bulunma ve teknolojik altyapıya uyum sağlama zorunluluklarına riayet etmeyen mükelleflere uygulanacak özel usulsüzlük ve idari para cezalarının üst limitlerinde 2.5 katlık bir artışı ifade etmektedir.

VI.KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDAKİ UYUM DÜZENLEMELERİ ve SÜRE UZATIMLARI

7587 Sayılı Kanunun 17 ve 18 inci maddeleri, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda önemli iki dokunuş yapmıştır. İlk olarak, 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (a) bendine yapılan ekleme ile Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 94 üncü madde kapsamındaki ticari plaka satışları Katma Değer Vergisinden de istisna edilmiştir.

İkinci olarak, Geçici 45.maddede yer alan ve belirli mal ve hizmet teslimlerinde vergi avantajı sağlayan sürenin sonu 31/12/2025 tarihinden 31/12/2028 tarihine kadar uzatılmıştır.

VII. SONUÇ

7587 Sayılı Kanun, Türk vergi hukuku uygulamasında dijital ve fiziki dönüşümü bir arada yürütmektedir. Taksi mali cihazı zorunluluğu ve e-tebligat mekanizmasındaki yeni esneklikler idarenin operasyonel gücünü artırırken; ticari plaka istisnaları mükellef odaklı bir yaklaşımın sergilendiğini göstermektedir. Düzenlemede cezaların 5 katına kadar artırılabilmesi yetkisi idareye verilmiştir.

Kontrol

Kiralama Şirketlerince Müşterilere Kiraya Verilen Araçların Kiralanmasında Gider Kısıtlaması Olur mu?

Ahmet GÜZEL WRS İmperium, Yönetici, Sorumlu Ortak I.GİRİŞ Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren yetkili servis ve …