Salı , 10 Şubat 2026

Türkiye Tekstil Sektöründe Yüksek Katma Değerli Dönüşüm Üzerine: Teknik Tekstiller Odak Alanı

Ahmet GÜZEL
WRS İmperium, Yönetici, Sorumlu Ortak

I.GİRİŞ

Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, son dönemde küresel pazardaki daralma, uzakdoğu rekabeti ve yüksek maliyet baskısı altında sıkıntılar yaşarken, bu krizi fırsata çevirebileceği bir dönüşüm alanlar bulunmaktadır: Teknik Tekstiller.

Geleneksel tekstil imalatlarının aksine, nihai tüketiciden çok endüstriyel kullanım, performans ve fonksiyonellik odaklı olan bu ürün grubu, sektörün geleceği ve yüksek katma değer oluşturma potansiyeli bulunmaktadır.

II.TEKNİK TEKSTİLLERİN KÜRESEL ve YEREL ÖNEMİ

Teknik tekstiller, fonksiyonel performansın ön planda olduğu, estetik kaygısının olmadığı, 12 farklı alt kategoriye (Mobiltech, Medtech, Protech vb.) ayrılan özel ürünlerden oluşmaktadır.

Küresel Pazar: Dünya tekstil ihracatında teknik tekstillerin payı doyurucu niteliktedir ve giderek artmaktadır. Bu segment, geleneksel hazır giyime göre daha yavaş dalgalanır, daha az fiyat odaklıdır ve daha yüksek kâr marjı sunar.

Türkiye’nin Konumu: Türkiye, dünya teknik tekstil ihracatında hala mütevazı bir paya sahip olsa da (yaklaşık %1.5 – %1.6 civarında), hızlı büyüme potansiyeli göstermektedir.

Özellikle 2020’de pandemi etkisiyle hijyen ve tıbbi tekstillerde (Medtech) yaşanan talep patlaması, Türkiye’nin esnek üretim yeteneğini göstermiş ve kanıtlamıştır.

İleri Teknoloji Gereksinimi: Teknik tekstiller, AR-GE, ÜR-GE ve inovasyona dayalı olduğu için aynı zamanda sektördeki teknolojik gelişimin ve nitelikli iş gücünün göstergesi olarak da ön plana çıkmaktadır. Türkiye penceresinden bakıldığında; ülkemizin uzun yıllardan gelen “entegre tekstil altyapısı” bu dönüşüm için güçlü bir temel sunar.

III.STRATEJİK ODAKLANMA ALANLARI

Türk tekstil sektörünün teknik tekstillerde küresel rekabet gücünü artırması için odaklanması gereken başlıca alanlar şunlardır:

  1. Savunma ve Koruyucu Tekstiller (Protech)

Yüksek teknolojili askeri ve sivil güvenlik çözümlerinde kullanılan alev geciktirici, balistik koruyucu, kimyasal dayanıklı ve akıllı üniformalar gibi ürünlerden oluşmaktadır. Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyümesi, bu alandaki yerli tedarik zincirini güçlendirme zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu yönüyle bakir bir imalat alanı olduğu açıktır.

  1. Tıbbi ve Hijyen Tekstilleri (Medtech)

Ameliyat önlüklerinden maskelere, yara bantlarından yapay damarlara kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsar.

Türkiye’nin pandemi döneminde kazandığı tecrübe, bu alandaki kapasitenin kalıcı ve sürdürülebilir ihracata dönüştürülmesi için kullanılmasını olanaklı kılmaktadır.

  1. Otomotiv ve Ulaşım Tekstilleri (Mobiltech)

Bu alanda öne çıkan ürünler otomotiv koltukları, emniyet kemerleri, hava yastıkları ve iç/dış kaplama malzemeleridir.

Türkiye’nin güçlü otomotiv sanayi kültürü, bu alandaki yerli teknik tekstil üretimini desteklemektedir. Hafifletilmiş ve dayanıklı malzemeler, elektrikli araçlar için de kritik öneme sahiptir.

  1. Akıllı ve İletken Tekstiller

Giyilebilir teknolojiler ve e-tekstiller, sektörün en yüksek katma değerli ve gelecek vaat eden özel alanlarıdır.

Vücut fonksiyonlarını ölçen, enerji depolayan veya ısıtan giysiler, özellikle genç ve dinamik teknoloji girişimcileri için yeni fırsatlar sunma kapasitesine sahip olduğu söylenebilir.

IV.DÖNÜŞÜM İÇİN HANGİ ADIMLAR ATILMALI

Teknik tekstillerdeki potansiyeli tam olarak kullanabilmek için sektörel ve kamusal düzeyde stratejik adımlar gereklidir:

  • AR-GE ve İnovasyon Teşvikleri: Teknik tekstiller, yüksek ilk yatırım maliyeti gerektirdiğinden, uzun vadeli ve odaklanmış AR-GE teşvikleri kritik öneme sahiptir.

Üniversite-Sanayi işbirliğiyle spesifik teknik tekstil alanlarında uzmanlaşmış araştırma merkezleri kurulması, sektörün desteklenmesinde önem arz etmektedir.

  • Nitelikli İş Gücü: Geleneksel iplik/kumaş üretimi yerine, kimya, mühendislik ve malzeme bilimi gerektiren teknik tekstil üretimi için uzmanlaşmış mühendis ve teknikerlere ihtiyaç bulunmaktadır.

Meslek liseleri ve üniversite müfredatlarının bu yönde güncellenme, tamamlayıcı hususlar arasında bulunmaktadır.

  • Standardizasyon ve Sertifikasyon: Teknik tekstil ürünlerinin uluslararası pazara girebilmesi için gerekli olan Avrupa Birliği ve ABD standartlarına uygunluk, test ve sertifikasyon süreçlerinin kolaylaştırılması ve hızlandırılması gerekir.
  • Pazar Odaklı Teşvikler: Geleneksel pazarlardan (AB ülkeleri) ziyade, yeni gelişen pazarlara ve teknik tekstillerin yüksek talep gördüğü (örneğin ABD) pazarlara yönelik pazarlama ve tanıtım (Ur-Ge) destekleri artırılmalı ve yönlendirme yapılmalıdır.

V.SONUÇ

Geleneksel tekstil ve hazır giyimde yaşanan zorluklar, Türk tekstil sektörünü katma değer zincirinde yukarıya tırmanmaya zorlamaktadır.

Teknik tekstiller, sektörün fiyata dayalı Uzakdoğu rekabetinden kaçınarak, performans ve teknolojiye dayalı küresel bir oyuncu haline gelmesi için en güçlü araçtır.

Bu stratejik alanın, kamu, özel sektör ve akademi iş birliğiyle desteklenmesi, Türkiye’nin tekstil sektöründeki liderliğini sadece miktar bazında değil, aynı zamanda nitelik, teknoloji ve katma değer bazında da sürdürmesini sağlayacak; Türk Tekstil Sektörünün mevcut sıkıntılarını aşmasında kolaylık sağlayacak ve katkıda bulunacaktır.

Kontrol

KDV İadesinde Dikkate Alınacak ATİK KDV’sinde Yeni Uygulama

Ahmet GÜZEL WRS İmperium, Yönetici, Sorumlu Ortak I.GİRİŞ KDV yürürlüğe konulduğu 1984 yılından bu yana …